6 Ocak 2019 Pazar

Daha İyi Düşünebilmek İçin: 6 Şapkalı Düşünme Tekniğini Kullanın...


Peki, nedir 6 şapkalı düşünme tekniği ? Eğitim sektöründe bulunanların oldukça aşina olduğu bir tekniktir. Edward de Bono her şeyin tekniği varsa düşünmenin de olur demiş olmalı ki, 1985'te bu işin kitabını yazmış. O zaman kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Biraz konuyu açalım. 6 şapkalı düşünme tekniği,  bireylerin daha sağlıklı ve yaratıcı düşünmesini sağlayacak adımları gösteriyor.  Birey bu teknik ile farklı açılardan olayları değerlendiriyor, analiz ediyor, tarafsız bakıyor ve düşünme becerilerini geliştiriyor. Kitapta bütün bunlar ayrıntılı ve çok yönlü anlatılarak bireylere bu tekniğin uygulanışı hakkında geniş bilgiler veriliyor. 

6 Şapkalı Düşünme Tekniği Hangi Alanlarda Kullanılır?

Yazıma başlarken bu tekniğe özellikle eğitimcilerin aşina olduğunu söylemiştim.Fakat bu, tekniğin bir alana özgü olduğunu ifade etmez. En büyük hatayı burada yapıyoruz. Bu teknik en çok iş hayatında yöneticilerin kullandığı bir teknik olarak, örnek verilip anlatılıyor. Ya da eğitim alanında kullanılmasıyla tanınıyor. Aslında 6 şapkalı düşünme tekniği herkes tarafından ve her alanda kullanılabilir bir tekniktir. 

6 Şapkalı Düşünme Tekniği Bireylere Nasıl Katkı Sağlar ?



  1. Paralel düşünmemizi sağlar. (Tekniği en güzel ifade eden kelime olduğunu düşünüyorum)
  2. Yaratıcılığımızı gelişir.
  3. Karar verme becerilerimiz gelişir.
  4. Düşünme adımlarını kavrarız. Daha pratik ve planlı düşünmeler gerçekleştirebiliriz.
  5. Farklı bakış açıları kazanırız.
Tekniği Nasıl Uyguluyoruz ?
Değerli okuyucularım , bu tekniği uygularken 6 adımımız var gibi düşünebilirsiniz. Bizler her adım için bir şapka takıyoruz. Bu şapkaların her biri belirli bir bakış açısını temsil ediyor. Bizler de hangi şapkayı takıyorsak, o şapkanın bakış açısına bürünmüş oluyoruz.  Her şapkayı temsil eden bir renk var. Şimdi her şapkanın rengini ve özelliklerini  açıklayalım:
  • Beyaz Şapka : Tarafsız ve objektif bir bakış açısıyla baktığımız şapkadır. Elde ettiğimiz bilgileri, içinde bulunduğumuz durumu tarafsız değerlendiririz.
  • Örnek soruları : Elimizde neler var ? Neler gerekli ? gibi sorularla durumu tarafsızca ortaya koyarız.
  • Kırmızı Şapka :  Duyguları ve sezgilerimizi ifade ettiğimiz şapkadır. Öznel yaklaşımlarla durumları değerlendiririz.
  • Örnek soruları: Konu hakkında neler hissediyorsun ? gibi soruları kendimize sorarak, duygusal bakış açısıyla durumları değerlendiririz.
  • Sarı Şapka: Ben bu şapkaya Polyanna şapkamız diyorum :) Çünkü iyimser bakış açısıyla baktığımız şapkadır. Durumun avantajlarını ve yararlı kısımlarını ortaya koyarız.  Olumlu ve yapıcı olan şapkamızdır.
  • Örnek soruları: Durumun ne gibi yararları var ? Avantajları neler? gibi sorular sorarak olayı değerlendiririz.
  • Siyah Şapka : Kötümser şapkamızdır. Durumun olumsuz taraflarını değerlendirir. Risklerini sorgular. Ortaya çıkabilecek problemleri değerlendirir. Olumsuz görüşlerle sergilediğimiz bakış açısını temsil eder. 
  • Örnek soruları: Bu durumun zararları nelerdir ? gibi sorularla konuyu değerlendiririz.
  • Yeşil Şapka :  Yaratıcı düşündüren, üretkenlik kattığımız bakış açısını temsil eder. Yeni önerilerimizin olduğu, farklı fikirler sunduğumuz şapkadır.
  • Örnek Soruları: Bu konuda değişik öneriler nelerdir ? gibi sorular sorduğumuz ve durumu değerlendirdiğimiz şapkamızdır.
  • Mavi Şapka :  Düşünme sürecimizi yöneten şapkadır. Durumları değerlendirdikten sonra karar verme aşamasında taktığımız şapkamızdır. Bu şapka için serinkanlı  yakıştırmasını da yapanlar vardır. Gözden geçirme şapkasıdır. Genelde idarecilerin en sık kullandığı şapka dersek yanlış olmaz sanırım :) 
  • Örnek soruları : Başlangıçta nasıldı ? Şimdi nasıl ?  ve gelecekte nasıl olacak ?  gibi sorularda mavi şapkanın bakış açısını yansıtır. 



Şapkaları ve renklerini açıkladığımıza göre, daha iyi düşünmek için şapkalarımızın hepsini kullanmamız gerektiğini anladığımızı düşünüyorum. Birçoğumuz olaylar karşısında duygusal düşünür ve diğer şapkaların bakış açısını göz ardı ederek problem yaşar. Ya da birçoğumuz olayların sadece  kötü, olumlu vb. taraflarını düşünerek bazı noktaları kaçırabilir. İşte 6 şapka tekniği bizlere bu noktada yardımcı olmak için geliştirilmiş bir tekniktir. Sağlam bir düşünce için 6 şapkayı da sırasıyla takarak, bu doğrultu da karar verdiğimiz de daha iyi düşünmüş oluyoruz. 

Ben düşünürken genelde çoğunu kullanıyorum. Fakat aynı ölçü de değil sanırım :) bazen siyah şapkayı diğerlerine göre daha çok kullandığım durumlar olduğunu fark ediyorum. Sanırım ruhsal durumlarımız düşünmelerimizi etkiliyor. Pozitif olduğumuz günde sarı şapkaya meyilli, sıkıntılı olduğumuz da ise  siyaha meyilli olabiliyoruz. 
Ben bugün  Sarı şapkamı daha çok taktığımı düşünüyorum.
Peki  ya siz şu sıralar hangi şapkayı daha çok taktığınızı düşünüyorsunuz ? :) Yorumlarınızı beklerim.

1 Ocak 2019 Salı

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Kimdir ? - Meslek Tanıtımı




Bilişim teknolojileri öğretmeni dediğimizde aklımıza en kısa tanım olan, bilgisayarı öğreten kişi cevabı geliyor. Peki gerçekten bilişim teknolojileri öğretmeni yalnızca bilgisayarı öğreten kişi midir? Ben aldığım dört yıllık eğitimin sonunda, kendime sadece bilgisayar öğretmeni dememe kararı aldım.
Bu kavramı daha doğru ifade etmek gerekirse bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmeni olarak düzeltmeliyiz. Mesleği kendi tanımımla açıklayacak olursam: Bilgi teknolojilerini kullanan, öğretimde teknoloji entegrasyonunu sağlayarak öğretimin daha kalıcı ve etkili olmasını destekleyen alan öğretmenleridir, demek daha doğru geliyor.

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Ne İş Yapar?

  •  Sorumlu olduğu grubun düzeyine uygun, müfredat standartlarında çalışma planı hazırlamak.
  • Mesleki alanda gelişmeleri takip etmek ve uygulamak.
  • Öğrencilerin derse ilgisini artıran etkileşimli ders materyalleri geliştirmek.
  • Sınıf içerisinde kullanılan bilgisayarların donanım, yazılım, ağ vb. kontrollerini yapmak ve güncellemek.
  • Ödev, sınav ve uygulamalara göre öğrenci gelişimini izlemek, değerlendirmek ve geri bildirimde bulunmak.
  • Mesleki gelişimini devam ettirmek.
  • Alanı ile ilgili gelişmeleri izleyerek planlama yapmak, ihtiyaçları saptamak ve öğretim programlarına eklenmesi için önerilerde bulunmak.

Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Ne Değildir ?


  • Sadece bilgisayar öğreten kişi değildir.
  • Teknik servis elemanı değildir.
  •  Okulda diğer öğretmenlerin şahsi teknolojik sorunlarıyla ilgilenen kişi değildir.

Bilişim teknolojileri öğretmenlerinin en sık karşılaştığı problem teknik servis elemanı gibi görülmeleridir. Bir diğer sorun ise, ülkemizde zorunlu olarak sadece 5. ve 6. Sınıflarda bilişim teknolojileri ve yazılım dersi okutulmaktaydı. Ders saatinin az olması sebebiyle öğretmenler norm fazlalığı gibi sorunlarla karşılaştılar.Atamaları sıkıntılı alanlardan birisi fakat özel sektörde bir o kadar önemsenen bir branş. Avrupa ve diğer ülkelerin bir kısmında bilişim teknolojileri alanı fazlasıyla önemsenerek, ilköğretim 1. Sınıftan itibaren bu alanda eğitim verilmektedir. Eğitimi, alanının uzmanı olan bilişim teknolojileri öğretmenleri vermektedir. Ülkemizde ise yeni açıklanan programla birlikte ilköğretim 1,2,3 ve 4. Sınıflarda da öğretim programlarına resmi olarak eklendi. Fakat bu dersi hangi branş öğretmenlerinin vereceği henüz net değil. Alan öğretmenleri tarafından okutulursa bu sorunlara bir nebze çözüm olacağını söyleyebiliriz.

Araştırmayı seven, gelişime açık ve analitik düşünenlerin mesleği: Bu mesleği yapan kişiler sayısal mantığı gelişmiş, kendini sürekli güncelleyen, gelişen teknolojiye adapte olan, teknolojiyi etkin kullanabilen kişiler olmalıdır. Aynı zamanda öğretim ortamlarını tasarlama, planlama ve düzenleyebilme gibi yeterliliklere sahip olmalıdırlar. Bir işte başarılı olmak için öncelikle o işi sevmek gerekir. Teknolojiyle iç içe olmayı sevmeyen bir kişi için böyle bir meslek sadece mutsuzluk kaynağı olur. Bu nedenle meslek seçerken öncelikle yeteneklerimizin o yönde olup olmadığından emin olmalıyız.

Geleceğin mesleklerinin beslenme kaynağı olan alandır teknoloji:
Geleceğin mesleklerine açılan ortak kapıdır teknoloji, bu kapıyı hangi anahtarın açacağını bilenler ise bilişim teknolojileri öğretmenleridir.
Bilişim teknolojileri öğretmenin en temel görevi öğrencilere teknolojiyi tanıtmak ve doğru kullanmayı öğretmektir.
Örneğin; bir bıçak ekmek kesmek içinde kullanabilir, adam öldürmek gibi felaket bir eylem içinde kullanılabilir. Teknoloji de tıpkı bıçak kadar keskindir… Özellikle günümüzde teknolojinin içine doğan çocuklar için okuma-yazma kadar önemsenmesi gereken bir alan teknoloji eğitimi. Bir öğretmenin en önemli sorumluluğu öğrencilerin teknolojiyi yararlı kullanmasını sağlamaktır. Bilişim teknolojileri öğretmenleri uzman kişiler olarak öğrencileri tüketen değil, üreten bir toplum oluşturmak için eğitmelidir.

Mühendis değil, mühendis yetiştiren kişilerdir bilişim teknolojileri öğretmenleri:
Maalesef söz konusu teknoloji olunca tüm kavramlar birbirine karışıyor. Yazılım dediğimizde aklımıza mühendislik geliyor. Donanım dediğimizde teknik elemanlar geliyor. Bilgisayar öğretmeni dediğimizde ise, hepsinin yeterliliklerine sahip kişiler olarak düşünüyoruz. Mühendis gibi yazılım yapan, teknik elemanlar gibi donanımsal bilgilere sahip kişilerdir diyoruz. Fakat bilişim teknolojileri öğretmenleri mühendis gibi değildir. Çünkü mühendisler bir dalda uzmandır ve o dalda teknik bilgi sahibidirler. Eğitim-öğretim konusunda uzmanlık sahibi değillerdir. Bilişim teknolojileri öğretmenleri ise, güncel teknolojileri tanıtarak, rehberlik ederek ve bilgi vererek ilerisi için temel oluşturacak kadar teknik bilgiye sahiptir. Eğitim konusunda uzmandırlar.  Mühendis değildir ama mühendislerin yetişmesi için gereken alt yapıyı sağlayarak, ileride mesleğe hazır hale getirmekle görevlidir. Genelde bilişim teknolojileri öğretmeni dediğimizde bilgisayar konusunda her şeyi bilen birisi gözümüzde canlanır fakat bu bir yanılgıdır.

Çığ gibi büyüyen teknolojide, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin rolünü pasifleştirmek pek mümkün gözükmüyor. 


Sevgilerimle...